Denklik

Yurtdışı Diplomalarında Tanıma ve Denklik Süreçleri

Yurtdışındaki bir yükseköğretim kurumundan mezun olmak, diplomanın Türkiye’de geçerli olacağı anlamına gelmemektedir. Süreç birbirinden farklı iki kavram üzerine kurulmuştur: Tanıma, mezun olunan kurumun ve programın akademik derece vermeye yetkili olduğunun kabul edilmesidir. Denklik ise diplomanın Türk yükseköğretim sistemindeki hangi alan ve düzeye eşdeğer olduğunun tespitidir. Tanınan bir kurumdan mezun olmak, denklik verileceğini garanti etmemektedir.

Ön lisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarının tanıma ve denklik işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yürütülmekte, doktora diplomalarının denkliği ise Üniversitelerarası Kurul tarafından yapılmaktadır.

İncelemenin Muhtemel Sonuçları

Başvuru dosyası Tanıma ve Denklik Hizmetleri Daire Başkanlığınca incelenmekte, gerektiğinde Bilim Alanı Danışma Komisyonu görüşü alınmakta, ön inceleme raporu Komisyona sunulmakta ve nihai karar Yükseköğretim Yürütme Kurulunca verilmektedir.

İnceleme dört sonuçtan birine varmaktadır: Doğrudan denklik, Seviye ve Yeterlik Belirleme Sistemi (SYBS) kapsamında ders tamamlama, staj, proje veya sınav yükümlülüğü, talep edilenden farklı bir alanda denklik ya da başvurunun reddi. Uygulamada uyuşmazlıkların büyük kısmı, kişiye doğrudan denklik verilmesi gerekirken SYBS’ye tabi tutulmasından veya yetersiz gerekçeyle ret kararı verilmesinden kaynaklanmaktadır.

Mezun olunan programın aynısı veya benzeri Türk yükseköğretim sisteminde bulunmadığında, diplomada belirtilen alanda eşdeğerlik tespit edilerek denklik belgesi düzenlenebilmektedir. Farklı bir alanda düzenlenen denklik belgesi, kişinin kadro, atama veya lisansüstü başvurularında karşılığının bulunmaması sebebiyle olumlu görünen ancak sonuçları itibarıyla hak kaybı doğuran bir işlem hâline gelebilmektedir.

Başvurunuza Hangi Mevzuat Uygulanacaktır?

Denklik mevzuatı sık aralıklarla değişmiş; sıralama kuruluşu şartı, başarı sıralaması şartı, yabancı dil belgesi ve uzaktan öğretime ilişkin hükümler birden çok kez yeniden düzenlenmiştir. Bu sebeple ilk tespit edilmesi gereken husus, başvuruya hangi tarihli düzenlemenin uygulanacağıdır.

Yönetmeliğin geçiş hükümleri, bazı şartların başvuru tarihine değil programa kayıt tarihine göre belirlenmesini öngörmektedir. Kayıt yapıldığı tarihte yürürlükte olmayan bir şartın sonradan başvuruya uygulanması, tek başına iptal sebebi oluşturabilmektedir. Ayrıca kişi lehine olan hâllerde sonraki düzenlemenin uygulanması gerektiği açıkça hükme bağlanmıştır. Yönetmeliğin bazı hükümleri, belirli meslek grupları yönünden Danıştay kararlarıyla iptal edilmiş olup, bu kararlar da başvuruya uygulanacak çerçeveyi doğrudan etkilemektedir.

Ret Kararlarının Hukuki Denetimi

Ret kararları çoğunlukla tanınmayan kurum, açık öğretim veya dışarıdan eğitim, yurtdışında bulunma süresinin yetersizliği, eğitim düzeyinin denk görülmemesi, başarı sıralaması şartı ve yabancı dil belgesi başlıklarında verilmektedir. Bu kararların idari yargı denetiminde ayakta kalıp kalmaması, çoğu zaman kararın içeriğinden çok nasıl kurulduğuna bağlıdır.

Yargı kararlarında istikrar kazanmış üç ölçüt bulunmaktadır. Birincisi, her dosyanın münferiden incelenmesi zorunluluğudur: Bir yükseköğretim kurumunun mezunları hakkında topluca alınan kararlar, kişinin aldığı eğitimin ayrıca değerlendirilmemesi sebebiyle hukuka aykırı bulunmaktadır. İkincisi, tespitin fiilen yapılmış olmasıdır: Eğitimin niteliğine ilişkin ret kararı, mezun olunan kurum nezdinde gerekli araştırma yapılmaksızın yalnızca yazışmalara dayandırıldığında eksik incelemeye dayalı sayılmaktadır. Üçüncüsü, karşılaştırmanın somut olmasıdır: Transkript ders ders incelenmeden verilen “temel dersleri almamıştır” gerekçesi denetlenebilir bir gerekçe oluşturmamaktadır.

Bu ölçütlerin dayanağı yalnız iç mevzuat değildir. Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme (Lizbon Tanıma Sözleşmesi), taraf devletlerden alınan diplomaların, önemli bir farklılık ortaya konulmadıkça tanınmasını öngörmekte; Anayasa uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmünde sayıldığından, iç düzenlemeler bu çerçeveyi ölçüsüz biçimde daraltacak şekilde uygulanamamaktadır.

Verilmiş Denkliğin Geri Alınması

Verilen denklik belgesinin sonradan YÖK tarafından geri alınması, başvurunun reddedilmesinden farklı bir hukuki işlemdir. Ret, başvuru üzerine tesis edilen olumsuz bir işlemdir. Geri alma ise kişi lehine sonuç doğurmuş, kullanılmış ve üzerine hukuki durumlar inşa edilmiş bir işlemin idare tarafından ortadan kaldırılmasıdır. İdarenin kararında hangi ibarenin kullanıldığı belirleyici olmayıp, işlemin hukuki mahiyeti esas alınmaktadır.

Bu ayrımın pratik sonucu savunmanın dayanaklarında ortaya çıkmaktadır. Hukuka aykırı bir işlemin geri alınması kural olarak makul bir süre içinde mümkün olup, bu süre geçtikten sonra kazanılmış hak, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri devreye girmektedir. Buna karşılık işlem ilgilinin hilesi, sahte belgesi veya gerçeğe aykırı beyanı sonucu tesis edilmişse süre kaydı aranmamaktadır. Bu sebeple geri alma işlemlerinde tartışma, çoğu zaman denkliğin baştan verilmiş olmasının kimin kusuruna dayandığı ve aradan geçen sürenin ne kadar olduğu üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Süreler ve İzlenecek Yol

Başvuruda eksik belge tespit edilenlere tamamlama süresi verilmekte, bu süre içinde tamamlanmaması hâlinde başvuru iade edilmektedir. İade, esasa ilişkin bir ret kararı olmadığından sonuçları farklıdır. Olumsuz kararın tebliğinden itibaren yeniden inceleme talebinde bulunulabileceği gibi doğrudan idare mahkemesinde iptal davası da açılabilmektedir. Burada belirleyici olan husus, yeniden inceleme talebinin dava süresini nasıl etkilediği ve dosyaya hangi yeni bilgi ve belgenin sunulacağıdır; aynı belgelerle yapılan yeniden inceleme talebi çoğunlukla aynı sonucu doğurmaktadır.

Uygulamada sık karşılaşılan bir diğer sorun, başvurunun reddedilmesi değil sonuçlandırılmamasıdır. Mevzuatta denklik işlemleri için kesin bir süre öngörülmemiş olması, sürecin süresiz biçimde bekletilebileceği anlamına gelmemektedir. Başvuruya cevap verilmemesi hâlinde talep zımnen reddedilmiş sayılmakta ve bu andan itibaren dava yolu açılmaktadır. Sürüncemede bırakılan başvurularda, iptal talebiyle birlikte gecikmeden doğan zararların tazmini de istenebilmektedir.

Verdiğimiz Hizmetler

  • Başvuru öncesi değerlendirme: Mezun olunan kurumun tanınma durumu, kayıt tarihi itibarıyla uygulanacak mevzuatın tespiti, belge ve süre şartlarının kontrolü.
  • Eksik belge ve ek bilgi taleplerinin karşılanması: Verilen süre içinde dosyanın tamamlanması, gerektiğinde ek süre talebi.
  • Sürecin uzaması ve zımnen ret işlemleri: Denklik sürecinin makul süreyi aşarak sürüncemede bırakılması veya zımnen reddedilmesi hâlinde iptal ve uğranılan zararların tazmini için tam yargı davalarının açılması.
  • SYBS kararlarına karşı işlemler: Doğrudan denklik verilmesi gerekirken sınav, ders veya staj yükümlülüğü getirilen hâllerde itiraz ve dava yoluyla sürecin yürütülmesi.
  • Ret kararlarının incelenmesi: Kararın münferit inceleme, fiilî tespit ve somut karşılaştırma ölçütlerini karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi.
  • Farklı alanda düzenlenen denklik belgeleri: Talep edilen alandan başka bir alanda denklik verilmesi hâlinde belgenin doğuracağı hak kaybının değerlendirilmesi ve işleme karşı başvuru yollarının yürütülmesi.
  • Geri alma işlemleri: Daha önce verilmiş denklik belgesinin sonradan geri alınması hâlinde kazanılmış hak ve süre yönünden değerlendirme yapılması, işlemin iptali istemiyle dava açılması.
  • Dava takibi: Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararlarına karşı idare mahkemesinde iptal davasının açılması, istinaf aşamasının yürütülmesi ve iptal kararının uygulanmaması hâlinde yeniden dava açılması.

Yıllarca emek vererek aldığınız diplomanızın karşılıksız kalmasına izin vermeyin. Denklik başvurunuzun ön değerlendirmesi, sürüncemede kalan dosyanız veya aleyhinize tesis edilen işlemlere karşı izlenecek hukuki yol için bizimle iletişime geçebilirsiniz.